merhabalar sevgili ziyaretçi,
bugün en nihayetinde kendimin bir blog sahibi olduğunu tekrar hatırladım ve nitekim gördüğün üzere de yazı bile yazdım.
bugün ofiste geçirdiğim üst üste sekizinci gün...hayatımda ilk kez pazar günü ofise geldim.kendimi nöbetçi eczacı gibi hissetttim. anlamamaktayım, sonuçta ofiste atomu parçalamıyoruz, ya da ne bileyim, mahallenin ekmek fırını da değiliz biz açmayınca bütün millet aç kalsın...
şimdi sinirlerim bozuldu, daha sonra tekrar yazarım ben.
hadi sağlıcakla kalın
18 Aralık 2006
29 Kasım 2006
ilk yazı
insanın sanal ortamda yeni açtığı dükkana ilk yazısı şöyle afilli bişeyler olur ama di mi? hayatın anlamı, yok efendim dünya meseleleri, hiç olmadı sex hayatından bahset, namın yürüsün. hayır sevgili ziyaretçi, maalesef hayır...dayanılmaz bir diş ağrısı maratonundayım, aralıklarla ikinci haftayı devirmiş vaziyetteyim. ağrı kesici ve antibiyotikler yüzünden midemde spazmlar başgösterdi, sürekli başım dönüyor, boş gözlerle bakıyorum dünyaya. evet, tahmin ettiğin gibi dişçiden de ölesiye korkuyorum, korkunun yanında bir de bana yapacakları işkencelerden sonra önüme koyacakları faturayı tahmin ediyorum ve maalesef an itibariyle fakir bünyenin mevzu bahis faturanın altından kalkması da mümkün değil. zamansızlık da cabası... netice itibariyle eğer ilaçlardan zehirlenmez ya da sürekli hale gelmiş bu ağrıdan bir şekilde motoru yakıp omuzlarımın üstünde durmakta olan bu baş dediğimiz organı duvara vurmak suretiyle paralamazsam daha adam gibi yazmak ister deli gönül.
kim, niye okuyacaksa?
sağlıcakla kal ziyaretçi
kim, niye okuyacaksa?
sağlıcakla kal ziyaretçi
Etiketler:
acı,
ağrı,
alex de souza,
diş,
elem,
hüseyin,
keder,
lebron james,
mahmut,
sıkıntı
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)